18 Şubat 2008 Pazartesi

Bir Kar Masalı

Yaşadıkları meridyende, kar her zaman yağmazdı. Bilirlerdi bunu. Gökten inecek beyaz taneleri özlemle beklerlerdi. Doğa beyaz ipek elbisesini giydiğinde en çok onlar sevinirdi. Buluşma yerlerine koşarlardı sevinçle. Birbirlerine anlatacak o kadar şeyleri birikirdi ki, hiç susmadan saatlerce konuşurlardı. Kartopu oynayan çocuklar atkılarını, berelerini verirdi onlara, üşümesinler diye.

Güneş ışıklarının, beyaz ipek elbisenin üzerine düşmeye başlaması ayrılık saatinin habercisi olurdu. Kucaklaşıp veda ederlerdi. Gözyaşı dökmek yoktu bu ayrılıkta. Birbirlerini tekrar göreceklerini bilirlerdi. Karanfil kokulu türkülerle beklerlerdi o günü.

14 yorum:

Ori dedi ki...

Vayyy, ben yalnız İstanbul'a kar yağıyor sanıyordum!
Meğer Sem'in bahçesine de yağmış:))
Hem şirin kardan adamları kırmızı karanfilleriyle birlikte...
Resimin diğerleri gibi çok güzel, Sem. Hepsinde dışarı taşan bir coşku var. Cıvıl cıvıl.
Kısa masalın da pek mutlu, çok da umut dolu:)
Eline sağlık.

hep dedi ki...

Semcim,samimi söylüyorum çok yaratıcısın..Öykücüğü nasıl da yakışmış bu sıcacık kar manzarasına.Hele karanfil kokulu türküler..Neredeyse, ölümden sonraki hayata inanasım geldi öykünü okuyunca:)

Kutlarım optimist ve tatlı kadın.
Sevgiyle..

-Düşgezgini- dedi ki...

Kar melekleri şeffaf kanatlarıyla dokunuyor yazınızdan yüreğimize,karanfil kokulu nefesleriyle.
Yüzümüz gökmavide bekliyoruz şimdi ipek elbiseli beyaz karanfil kokularını.

SçL dedi ki...

İstanbulumuz giydi beyaz ipek elbisesini üzerine çok da yakıştı bence. Beyaz masumiyetin renginidir bana göre, İstanbul'un da tüm günahlarını örttü..
Sem kar sevdiğini biliyorum,
bunu biz okuyucularına hissettirmişsin :) Bu karlı kış gecesinde çok keyif aldım masalından, özellikle
"Karanfil kokulu türküler" çok hoş bi tanımlama...
Tebrikler ve sevgiler :)

A. Banu Cansever Schmid dedi ki...

kar mikroplari oldurur degil mi ;) umut bosa degil ;) gebersin mikroplar!!!

A. Banu Cansever Schmid dedi ki...

resim cok hos ;)

gülçin dedi ki...

ne tatlılar, alaska ile frigo gibim :) eline sağlık. resme bayıldım. kesinlikle devam etmelisin.

sevgiler

Vladimir dedi ki...

zamanlaması harika bir masal, resim mükemmel olmuş. :)

(yorumlardaki harf karmaşasını nihayet çözdüm ama yazım yoruma kapandı bu sefer. :( )

Adsız dedi ki...

gördüğüm de sem'in resimleri bunlar diyebileceğim bir tarzın oluşuyor sevgili sem....işte benim idolümün farkı soğuk ve ıslak kar tanelerinden çıkan o sımsıcak hikayelerin ve sıcak gülüşüne sevgiler...... kocaman öpüyorummm :)

didi

Tabiat Ana dedi ki...

ne kadarda sevgi dolu ve birbirine aşık iki kardan adam/madam onlar öyle.
Hikayeleri de hem romantik hem hüzünlü.Allahtan bu sene çok kış varda sık sık görüşüyorlar(tek tesellimiz bu olsun)güneş çıkana dek.
sevgilerimi gönderiyorum sana sevgili sem.Güzel yazıların ve resimlerin için teşekkürler.

cemre dedi ki...

O güzel kar manzarasında el ele tutuşmuş iki kardan adam(kadın):)
Çok hoşuma gitti.Kar manzarası insana çok iyi geliyor insanlar dışarıda kar topu oynarken ben içerden onları izlemekle yetiniyorum ve bir yandan düşünüyorum kocaman insanlar kar yağınca ne kadar neşe doluyorlar..İçlerindeki çocuk canlanıyor belkide..İnsanlar neşe içinde kahkağa atıyorlar.Anılarım aklıma geldi.İnsan sevdikleriyle karın içinde coşarken üşüdüğünü bile hissetmiyor.Eskiden bizim evin arka tarafında bir yamaç vardı bizde mahalle çocukları çuvalların içine saman doldurup üstüne binip o yamaçtan aşağı salardık kendimizi.Kimileri lehenlede kayardı fakat leğen çok hızlı kaydığından yamacın sonuna gelmeden takla atarlardı:)eve döndüğümüzde soğuktan ellerimizi ve ayaklarımızı hissetmezdik.O zaman sobamız vardı sobanın etrafında dizilir şarkılar söyler bi yandan soba üstünde kestane pişirirdik..Ah ne güzel günlerdi...Anılarımı tazeledin sem çok teşekkürler:)

Ori dedi ki...

Ne güzel anıların varmış Cemre:)
Şimdi saman falan bulamam ama leğenim var:) Dur bir çıkıp yokuş bulayım:))
Peki ama kardan misafirlerin ikisinin de kadın oldunu nerden çıkardın???
Bence biri kadın biri erkek:)

degree dedi ki...

Sevgili Sem,

Bu yazdıklarını okuyunca, birden gözlerimin yaşarmasına mani olamadaım. Bana ilk okuldaki, ve sonrasında bende çok derin izler bırakan bir anımı hatırlattı:

1951 kışı....O yaz başı ilk okuldan mezun olacağız. Bir kar yağmıştı ki, her taraf belki yarım metre tutmuştu.........

En iyisi ben bunu kısa bir blog yazısı yapayım, motosiklet yazılarının arasına sokayım. Şimdi başlıyorum yazmaya, sevgiler.

sofi dedi ki...

SEM, bir kaç ay sonra güney yarımkürede kış başlıycak sanırım uzun sürmez ayrılıkları çünkü öylesine sevgiyle elele tutuşmuşlarki,ipek elbiseleri gibi yürekleride bembeyaz, böylesi aşka insan kıyamıyor ve resmin okadar hoşki insana mutluluk veriyor, bana büyümesini bilmeyen çocuk yanımı hatırlattı, sevgiyle kal, eline , yüreğine sağlık...