16 Mayıs 2007 Çarşamba

Nene Hatun'un Gururlu Kızı

Pazar günü, dısarda gene muhteşem bir hava. Gecen hafta Tasdelen’de yapılan piknik çok iyi gelmişti ama piknik arkadaşlarım yoğun bu Pazar. Şubat ayında gittiğim poşet cay bahçesine gidiyorum bende. Havalar ısınınca poşetler kalkmış. Orda oturmuyoruz. Moda burnuna doğru yürüyoruz. Sol tarafta çatısız, artık kullanılmayan bina dikkatimizi çekiyor. Moda'daki en güzel İstanbul manzarasını gören bu binanın bir zamanlar özenerek yapıldığı, hala ayakta kalmayı başaran duvarlarından, mimari tarzından, güzel bahçesinden belli.

Hiç düşünmeden kendimi sınava yazdırıyorum. Bir büyü altındayım sanki. Yazgım olan bir şeyi yaparcasına formları doldurup teslim ediyorum sınıf hocamıza. Kimseden izin almak aklıma bile gelmiyor. Sınav için özel bir hazırlık da yapmıyorum, yap diyen kimse de olmuyor.

Hemen soru işaretleri dolduruyor kafamızı. Zamanında bu kadar çok sevilmiş bir ev nasıl yalnızlığa terk edilmiş. Artık sevilmez olmuş. Oralı olduğu belli ve dünyada gördüğüm en güzel bir çift göze sahip şahısa soruyoruz, biliyor mu bu terk edilmişliğin nedenini diye. Güzel gözlü 16 yıldır orada oturduğunu ve binanın hep bu durumda olduğunu soyluyor. Bildiği kadarıyla artık bir vakıfın malıymış.

Binanın çevresi tahta çitlerle korunmuş. Çitlerin kenarından içerisini görmeye çalışırken binanın şimdiki sahipleri ortaya çıkıyor. Günlerce süren can sıkıntılarına çare olarak bu iki yabancı gelmiş diye düşünebilir havlamayı duyanlar. Çit o kadar yüksek değil ve altında, ortasında bir sürü boşluk var. Her ne kadar kopekleri çok sevsem de üstüme havlayarak gelmeleri, binanın karsısındaki kaldırımda soluğu almama neden oluyor.

Daha sonra internette yaptığım araştırmalar bu ev hakkında hiç bir ipucu vermiyor. Başka konulara girmeme neden oluyor ama. Evin olduğu yer Nene Hatun Sokağı. Nene Hatun hakkında okumaya dalıyorum.

Erzurum’luymus. 1877 Osmanlı-Rus Savaş’ında kahramanlığı dillere destan olmuş. Sonra AKP’nin seçim gezisine, onun memleketinden, anneler günü olan bir hafta sonu vatandaşlara 60 bin adet Türk bayrağı dağıtarak başlaması geliyor aklıma. Diğer yandan anneler gününde annelerini alıp İzmir’i gelincik tarlalarına çevirenleri düşünüyorum.

Memleketim bir hafta sonunu daha dolu dolu yasadı. Mitingler, Erovizyon şarkı yarışmasındaki 4.cülük, Fenerbahçe’nin şampiyonluğu ilan etmesi. Gerçekten çok şeyler oluyor bugünlerde diye düşünerek ev hakkında hiç bir şey bulamadan araştırmama ara veriyorum. Nerden nereye iste. Kendi annemi anneler günü için arayamadan onun beni araması geliyor aklıma. Canım sıkılıyor artık düşünmeyeyim diyorum.

Evin gönüllü olarak terk edilmesine içim razı gelmiyor. Sonra Moda’da arkadaşım Gül için ev ararken bir zamanlar büyük bir Ermeni nüfus barındırdığını öğrendiğimi hatırlıyorum. Belki de evin sahipleri Ermeni idiler ve bırakıp gitmek zorunda kaldılar diyorum.

Çatısız, sıvasız ve camsız da olsa tüm onuru ile ayakta kalan bir ev olarak hatırlayacağım seni Nene Hatun’un gururlu kızı. Bizi biz yapan değerlerimizle ayakta kalabilmek güzel bir şey olsa gerek.

12 yorum:

zibirix dedi ki...

daldan dala atladın fotoğrafları hakladııııın!
hani ya görsel Sem? olmamış! cık cık cık...
Bir de köpeğe havlamayı niye akıl edemedin yahu? hehehehehe beni hiç örnek almamışsın :)

abidin dedi ki...

Sem bu yazi huzunlu olmus:( Sanki kendi huznun bulasmis gibi okunuyor. Yanildigimi umit ederim cunku gulmek sana ve yazilarina cok yakisiyor:)))))

Ori dedi ki...

Sem, onca havlamalara rağmen yılmamış araştırmıssın ve güzel gözlüye rastlamışsın:)Yani hav hav olmasa bu güzellik de olmazdı belki:) Ama yazında Fenerbahçe'nin şampiyonluğu çok az olmamış. Tabi hep şampiyon olan bir takım demek istiyorsan o başka:))

Şaka bir yana hüzün dolu bir binaya benziyor. Çatısı yok, sarmaşıklar içinde gibi. Kimbilir kimler yaşadı o evde? Belki doğum az olmuştur o nedenle mirascısı da yoktur. Vakıf önündeki engellerden belliki sahip çıkamamış.

Teşekkürler...

Ori dedi ki...

Erovizyon yarışmasında İngiltere'nin şarkısı neydi öyle yaa az daha 4. oluyordu:))

Adsız dedi ki...

Annenin aramış olması bence başka bir güzellik! Ya annesi aramayanlar, arayıpta ulaşamayanlar napsın?

Adsız dedi ki...

akp 60 bin bayrak dağıtmış e, ümmetci düsünce kamuflaj yaparken böyle olur. çok normal bir şey! cumhuriyet mitinglerindeki bayraklar promosyon değildi sem, herkes kendi bayrakları ile katıldı mitinge.

Ori dedi ki...

Haftanın fotografı II de ki teyze sanki taaaa Küba'dan hıdırelleze gelmiş gibi:))

onur dedi ki...

Sem, yazin muthis gozlemlerinin, bunlar arasindaki baglantilarin guzel bir harmonisi olurken, ülkemizde ki son gelismlerin de kisa bir ozeti niteliginde olmus!!. Yalniz guzel gozlunun gozleri olmayinca biraz eksik kalmis sanki:)) Ayrica bahsettigin binayi bende gordum sanirim.Tarihcesini bulursan mutlaka bizimle paylasmani istiyorum.

cengiz dedi ki...

binanın tarihçesine küçük bir ara verip haftanın kısaca haberlerini geçmeniz yazınızda çok hoşuma gitti, bu arada binanın tarihçesini araştırmanızda çok güzel umarım bir sonuca uluşırsınız ama sakın Beyoğlu, Tarlabaşı, Dolapdere, Eyüp gibi semtlere gitmeyen çünkü yüzlerce yıkıma terk edilmiş bina var ve hepside en az sizin fotoğraftaki bina kadar hüzünlü duruyor onları da araştırmaya kalkarsanız ömrünüz bunla geçer,
şaka bir yana iyi hafta sonları ve iyi gezmeler,

zibirix dedi ki...

Sem evet gözlemlerin müthüş, eminim sen gözlemeyi de iyi yaparsın...
Hadi yap da akşama geliyorum yemeğe!

ıyyk biliyorum kötüydü, ama ne yapayım o yaratıcı yorumlar beni tetikledi... suç bende değğğiillll!

Adsız dedi ki...

bende artık düzenli okuyucunuz oldum.nasıl cümle olduysa artık idare ediverin:)
çok beğeniyorum yazılarızı,ne kadar renkli,okuyunca içim kıpır kıpır oluyo ne yalan diyim:)
sevgiler,
arzu

gözlemeci dedi ki...

Benden iyi gözlemeyi kimse yapamaz
fururum ben onu