7 Mayıs 2007 Pazartesi

Yasar Kemal’in Binboğalar Efsanesi’nde okumuştum. 5 Mayısı 6 Mayısa bağlayan gece Hızır ve İlyas peygamberler birleşerek yeryüzüne inermiş. Bu birleşme anında tüm akarsular durur ve bir anlığına her şey sessizliğe bürünürmüş. O anı sadece yüreği temiz insanlar fark edebilir, ne dilerlerse kabul olurmuş. Baharın başlangıcı olan bu günü halkımız da Hıdırellez olarak kutlarmış.

Eminim hepimizin yörelerimize göre değişik hıdrellez gelenekleri, inanışları ve kutlamaları vardır. Benim bu yılki kutlamam İstanbul usulü oldu. Ahırkapı’daki Hıdırellez şenliklerinde bir güzel şenlendim. Ahırkapı Sultanahmet’in deniz tarafında yani Cankurtaran'da bir sokağın adı. Şenlikler bu semtin sokaklarında yapılıyor.

Şenlik alanına girdiğinizde sizi inanılmaz bir renk cümbüşü karşılıyor. Her sokak renk renk kumaş ve balonlarla donatılmıştı. Birde buna Romanların renkleri eklenince tam bir karnavala geldiğinizi hissediyorsunuz. Tıpkı Londra’daki sokak karnavalları tadında.

Sokakların iki tarafında yiyecek satıcıları sıra sıra dizilmişti. Dönerci, kokoreççi, pilavcı, köfteci, balık-ekmekçi, midye dolmacı, börekçi, baklavacı, dondurmacı, kuruyemişçi vs. Hamsi pilavı bile vardı. Yalnız her şey kuponla satılıyordu. Bizde kuponlarımızı alıp abur cuburla karnımızı doyurup, biralarımızı içtik. Atmosfer o kadar iyiydi ki arkadaş bir bira ile kafayı buldu.

Şenliklere damgasını vuranlar allı morlu yeşilli kıyafetleriyle Roman çalgıcılarıydı. Klarnet, saksafon, akordeon, darbuka ve davuldan nasıl bu kadar güzel, bu kadar canlı, bu kadar eğlenceli müzik çıkar diye hayretler içinde baka kalıyorsun. Olay sadece bu kadar güzel çalma değil, çalarken bu kadar eğlenme ve eğlendirebilme olayı. Dünyada bunu yalnız siyahların yaptığına inanırdım ama ne kadar yanıldığımı sevinerek gördüm. Hemen herkes, fareli köyün kavalcısını bulmuşta peşinde gidiyormuş gibi onları takip ediyorlardı. Zaman zaman müziğe kendini kaptırıp göbek atanlar, oynayanlarda vardı.

Keşke herkes çalgıcıların bu havasına, oynayanların ritmine tamamen uyabilse, kendilerini müziğe bırakıp özgürce dans edebilseydi. Böyle kişilerde vardı ama azınlıktaydı. Bende o yüzden doya doya dans edemedim. Ama çevremde gülen, eğlenen, yiyen ve içen insanlar görmek inanılmaz keyifliydi.

Eğlenen insanlara birde fotoğrafçıları ve bunlara poz vermek için özel giyinmiş, süslenmiş Roman çocuklarını eklemeliyim. Bir fotoğrafçı için inanılmaz renkli bir yerdi o gün Ahırkapı. Yüzlerce hatta binlerce fotoğraf çekildiğini gördüm.

Şenliğin en kalabalık yerleri ise dilek iletilen yerlerdi. Köşedeki bir binadan iki taraflı sarkıtılan iplere bağlanan dilekler görülesi bir manzara oluşturuyordu. Bu iplere bağlı renkli kumaşlar binlerce umudun temsilcisi gibi sallanıyordu. İş, para, sağlık ve eş dileklerinin yanı sıra Seda Sayan’dan göz ameliyatı için yardım isteyenler bile vardı. Umarım yazılan dileklerin hepsi gerçek olur.

Ahırkapı’daki eski evler ile burada yaşayan insanlardan da çok etkilendiğimi belirtmeden geçemeyeceğim. Modernleştirilmiş ve otel olarak kullanılan binaların arasında kalan bir sürü ev ayakta durmaya çalışıyordu. Evler gibi burada yaşayan insanların da, İstanbul’un hatta dünyanın değişimine kafa tutar bir halleri vardı.

Ahırkapı’ya gitmek için arkadaşla Eminönü vapur iskelesinde buluştuğumuzda etrafımdaki yüzlerce polis dikkatimi çekmişti. Senliklerin ortasında bu aklıma geliyor ve arkadaşa nedenini soruyorum. O da 6 Mayıs’ın Deniz Gezmiş’lerin asıldığı gün olduğunu hatırlatıyor. 35 yıl önce, hem de baharın başlangıcı olan böyle bir günde, bu ülke üç tane fidanına nasıl kıymış. Aklım bir türlü almıyor, senlikler sırasında bu aklıma gelip gelip duruyor.

17 yorum:

Ori dedi ki...

Ooo:)) Sem, blogunun adına harikalar diyarı demen boşun değilmiş. Bu ne renklilik? Manifatura mağazasını geçmişsin. Sümerbank basma fabrikasında bile böyle renk, böyle çeşit yoktur:)

Ne dilediğini sormayalım da tutsun bari. Dileğin gerçek olsun.

Şu ortada oynayan bayan sen misin?

Eline sağlık valla pek güzel olmuş:))

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Adsız dedi ki...

adasim, fotograflarin da kelimelerin kadar renkli. Okudukca ve o guzelim renklere baktikca orada seninle olup eglenmeyi cok istedim.

kutlamalarin ote yanindaki polisin varligi, deniz gecmis'in olumunun 35inci yili olmasi istanbulu istanbul yapan celiskiler dunyasi gibi geldi bana. biz ayni anda hem aglar hem guler, hem dans eder hem tekme atar, hem zurna calar hem de o zurnayi kafaya geciririz.

gunlerimiz renkli ve muzikli gecsin.

memur dedi ki...

ellerin pek iyi calismis sem hanim. renk cumbusu olmus blogun. ama senin de romanlar gibi kafa tutar bi halin var. bahar gibi, uc fidanlar gibi.

darbukacı bayram dedi ki...

abe güzel aplam ne de güzel oynuyodun. senin için sabahlara kadar çalasım vardı ama tez gittin. yine gel sokağımıza da kaldığımız yerden devam edelim.

o pek begendiğin şarkıyı çalcaz şimdi. hadi bakam

Ne de güzel kaslarin var
Ne de güzel kaslarin var
Rastik sürmek ister osman aga

Sabah olsun çarsiya giderim
Sabah olsun çarsiya giderim
Sabahlara dayanamam osman aga
Yalancisin inanamam osman aga

Ne de güzel baldirin var
Ne de güzel baldirin var
Naylon çorap ister osman aga

Sabah olsun çarsiya giderim
Sabah olsun çarsiya giderim
Sabahlara dayanamam osman aga
Yalancisin inanamam osman aga

CENGİZ dedi ki...

BU SENE AHIRKAPI ŞENLİKLERİNE GİTMEK İNANILMAZ İSTEMİŞTİM AMA MAALESEF KISMET OLMADI, HAFTA SONU İŞİMİZİN ÇIKMASI SEBEBİ İLE MAALESEF BİR DAHAKİ SENEYE ERTELEDİK AMA SİZİN YAZINIZI OKUDUKÇA VE RESİMLERİ GÖRDÜKÇE ŞU ANDA KAFAMI BİLGİSAYARIN EKRANINA VURMAMAK İÇİN ZOR TUTUYORUM,
NE YAPALIM YİNE GÜZEL BİR EĞLENCEYİ KAÇIRMIŞIZ VE GÜZEL BİR GÜNÜ BİR DAHAKİ SENEYE ERTELEMİŞİZ HER ZAMAN YAPTIĞIMIZ GİBİ,
YAZILARINIZDA BAŞARILAR,

Banu dedi ki...

Istanbulun hic yasayamadigim bir tarafini aktarmissin Sem cim, sagolasin...tekrar icimden ayni duygular gecti....keske Sem ile orada eglenip,dans edebilseydim ve bize ozgu bu senligi kacirmasaydim diye...neyse Cengiz de seneye atmis, ben de onun gibi seneye umarim diyorum :) ayni zamanda acili bir donemin de hatirlanmasi ironik, ayni sarkilardaki gibi, aglamakli o kadar sarki var ve biz gobek atarak o aciyi gecistiririz....tekrar yasanmaz umarim diyecem ama Pollyanna gibi olacak...neyse hepimizin dilegi gerceklessin...sevgiler

Banu dedi ki...

Sem cim bloguna sahip cikmana cok sevindim ve yazin da resimlerdeki goruntuler gibi rengahenkli :)
Hidirellez aksami Fred in gig i vardi bende oradaydim,Hidirellez gecesi oldugunu bir arkadasim text ledi, meger dilek tutup bir kagida yaziyormussun ve onu bir gul agacinin dibine gomuyormussun...tabii ben bunlari yapamadim :) ama dilegimi tuttum ;) umut kesilmez degil mi arkadaslar, aslinda olacaklari biliyoruz ama gene de dile getirmek isleri kolaylastiriyor bence...ve de hizlandiriyor da...bir seyi 40 kere soylersen olurmus lafi bos yere cikmamis ;)

memur dedi ki...

e neden duruyon banu hanım söyle 40 kere

zibirix dedi ki...

valla hepsine ok de Seda Sayan'dan göz ameliyatı mı? Oha ve çüş dedim, "Seda Sayan dilek ağacı"na mı denk geldin Sem orada?

zibirix dedi ki...

Bir de sildiğn mesajda ne vardı? Pek merak ettim valla!

Seda Sayan dedi ki...

Hooop hooop zibiriksmisin mibiriksmi, gelirsem ora, ağzını cart diye ayırırım. Bacılarıma laf etme bakam! Dilek aacıda dikerim, apartumanıda!

abidin dedi ki...

Sem durdun durdun turnayi gozunden vurdun. Ben bana kustugun icin yazmadigini dusunurken sen senliklerin glemesini bekliyormussun meger:)) Londra'da cok senlige katildim ama, o gun romanlarin oldugu Ahirkapida olmayi cok isterdim dogrusu. Yazini okuyuncaya kadar bu senliklerin oldugunun farkinda bile degildim. Ogrendigim cok iyi oldu. Fotograflarin da cok renkli ve guzel olmus Yazilarini okudukca Istanbul'u anlatabilmek icin onu gercekten sevmek gerektigini dusunuyorum. Istanbul'u sevdigin icin buralari biraktigini biliyordum ama bu kadar sevdigini ve bu sevginin bu kadar kalici olabilecegini dusunmemistim. Umarim yeni yazilarin fazla kopukluk olmadan gelir diye dilek tutuyorum:))

cemre dedi ki...

hehhe bu biloğa bi seda sayan eksikti :)hoş geldın bacım...sem süper resımler var ama bizi koymamışsın naşk olsun bacım sana naşk olsun:)

onur dedi ki...

O harika gozlem gucune rengahenk! fotograflarin eklenince super bir yaziyla donus yapmissin Sem. Kendi adima boylesine guzel bir senligi kacirdigima uzuldum. Yazini okuduktan sonra seneye kacirmiyacagim kesin:))

Banu dedi ki...

evet sevgulu memurcum basliyorum.......

Banu dedi ki...

eee Sem? nerde yeni yazi...senlik mi bekliyos gene yoksam :) Seda Sayan agacina ne ekersen tutuyormus, Seda da dudak ameliyati istemis diyolar! Zibi de caktirmadan o agaca koymus dilegini....