21 Şubat 2007 Çarşamba

Sevgili yazarlarım çiçekleri yemeyelim!!

Arkadaşlar, ne kuşu buraya koyarken nede Rodi'li Maceralarımı yazarken tartışmaların bu noktaya geleceğini düşünmüştüm. Bu sayfalardaki her şeyin en başta sizi eğlendirmesini istiyorum. Bu diyara geldiğinizde istiyorum ki arının biraz dışarının derdi tasasından ve gülümseyin; ilginizi çeken, sizi düşündüren, tatlı tatlı kaşındıran ve yaratıcı yönünüzü harekete geçiren bir şeyler olsun. Eğer bu oluyorsa bunu beraber yapıyoruz ve her yazı yorumlarınız ile zenginlesiyor. Bunun içinde burdan hepinize çoklusundan teşekkürler.

Yalnız gördüğünüz gibi son yorumlarla bir şeyler yayından çıktı. Lütfen yorumlarımızı yaparken birbirimize karşı duyarlı olalım. Tartışalım, değişik görüşleri savunalım ama bunu yaparken yapıcılığı ve saygıyı bir kenara bırakmıyalım.

Bu arada Zibirix, yalnızlık paylaşılmazla Özdemir Asaf'ı hatırlattı bizlere. Belki arasıra burdan bazı dizelerini tekrarlamak güzel olur diye düşünen ben, başlık için bir dize arakladığım yetmiyormuş gibi, yazımıda aşağıdakilerle noktalıyorum.

Bir kelimeye
Bin anlam yüklediğim zaman
Sana sesleneceğim..

Ek 1: Haftanın resmi ile ilgili olarak, en çok Harry Potter'daki baykuştan bahsedersiniz diye düşünmüştüm ama hiç bahseden olmamış:))

8 yorum:

Banu dedi ki...

Sem cim ben kendi adima soyleyeyim canimcim, ben cok egleniyorum acikcasi...bazen sildiklerin oluyor sanirim onlar rahatsiz edici olanlar ama ustunde durmaz ve yorumlarimizi baska guzel noktalara kaydirirsak kanimca o kisiler de bu karalama huylarindan vazgececeklerdir...vazgecmeseler bile ben gormuyor olacagim, aklimda gulduklerim kaliyor zaten :) Londra dan sanki kendimi Istanbuldaymisim ve senin yanindaymisim diye dusunuyorum, bu da mutluluk verici.
Okurken tenceremin dibini bile yaktim baska birsey demiyorum :) sevgiler xxx

Ori dedi ki...

Tencerenin içinde ne vardı acaba, yoksa yalnız tencere mi? bir de Fred bunu biliyor mu? O gün yemek dışarda yendi değil mi:))))

zibirix dedi ki...

Yazılanlar maalesef mimik ve ses tonu ile desteklenemediği için, ekran üzerinde soğuk birer cümleden ibaret kalıyor, öyle olmaları da yanlış anlaşılmalarına neden oluyor...
(Ühüüüü çok duygulandım, tutmayın beni ağliiicem.)

Halbuki ne güzel "gel kardeşim /elini ver bana/ sev kardeşim..." veya "bütün dünya buna inansa/ bir inansa/ hayat bayram olsa" tadında şarkılar söylemek varken... cık cık cık, kendim dahil herkesi kınıyorum. Bakın esef de şimdi yanıma dikiliverdi, o da geri kalmadı: kın kın kın!

not: notum valla billa ciddi olacak: yahu bu kadar da ciddiye almayın yazılanları!!!

abidin dedi ki...

Bende yorumlari okumak aliskanlik haline geldi, polemikleride seviyorum. Sem yazilarini okudukca ozluyorum oralari. Turk hava yollari icinmi calisiyorsun nedir:)Asaf'tan Denizin deliside benden:

Unutmak mı?
Delisin...
Gitmesemde bekler orada deniz.
Gelirsem, bilmelisin
Benim beklememdir burada deniz.
Gitmek gibi geleceğim
Denizin delisine
Delinin denizi gibi
O ne kadar giderse...

Heh he, bir kac kez okumaniz gerekti degilmi anlamak icin:))

Banu dedi ki...

ahhh ahhh deniz girince isin icine bende cok ozluyorum

Banu dedi ki...

heheheheh.... sevgili Ori merakini gidereyim hemen :) tencerenin icinde ginger(taze zencefil) ve limon vardi, biraz usutmustum o yuzden suyun icinde bunlari kaynatip kaynatip iciyordum, ben okumaya dalinca tabii gerisini tahmin edersin ;) bu arada Fred bilmiyor ama bilse de zaten birsey olmaz :) yemegi de ben hastayim deyu sevgili kocacim yapmisti zaten :)

Ori dedi ki...

Sevgili Banu, öle istediğin zaman kar yağdırırsan olacağı bu:) neyse ki fazla 1şey yokmuş. Çok geçmiş olsun:)

Adsız dedi ki...

Sagol Ori ;)